Dr. Abdulcabbar Boran
  09-04-2026 02:41:00

Allahü teala bir talep merciidir.

Allah’la insan arasındaki bütün ilişkiler bir arz ve talep sistemini ifade eder sevgili kardeşlerim. Allah talep merciidir, bizden devamlı O’na müracaat etmemizi bekler. O’nun hazinesi sonsuzdur. “İsteyin, vereyim.” diyor. “Dua edin, duanıza icabet edeyim.” 

4/NİSÂ-32: Ve Allah'tan, O'nun fazlından isteyin.
2/BAKARA-153: Ey îmân edenler! Sabır ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

Allahû Tealâ Bakara-186’da da buyuruyor ki:

2/BAKARA-186: Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler).

Dînin temeli talep etmektir. Her şey bir taleple başlar. Bu talep öyle bir talep olmalıdır ki kişi şartlar ne olursa olsun bunu gerçekleştirmek üzere azmetmelidir. İşte bu seviyeyi ifade eden bir talebi Allah'ın kabul etmemesi mümkün değildir. Allah, kalpten yapılan bütün talepler için hazırdır. Kişiyi o dilediği talep seviyesine ulaştırmak da Allah'ın işidir. 

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Dua, ibadetin ta kendisidir.”Bir diğer hadîs-i şerifinde de diyor ki: “Allah katında duadan daha üstün bir şey yoktur.”

Öyleyse Allah’a müracaat etmelisiniz sevgili kardeşlerim, tazarru ve niyazda bulunarak O’ndan yardım istemelisiniz. Sevgili kardeşlerim, Allah ile ilişkinizde kalbinize bakacaksınız. Kalbiniz gerçekten bir talebin sahibi mi? Ancak kalbiniz böyle bir talebin gerçekten sahibi ise Allahû Tealâ size iştiyak verir. İştiyak varsa kişinin liyakati yani o hedefe ulaşmaya lâyık olma seviyesi her geçen gün yükselir. Kalple iştiyak arasında derin bir ilişki vardır.

Allah’tan sadece dünyevî talepte bulunanların ahirette bir nasibi yoktur sevgili kardeşlerim. Ama kim Allah’tan dünya ve ahiret için talepte bulunursa onlar için hem dünya hem ahiret müjdesi vardır. 

2/BAKARA-200: …Fakat insanlardan kim: “Rabbimiz bize dünyada ver.” derse, ahirette onun bir nasibi yoktur.
2/BAKARA-201: Ve onlardan (insanlardan) kim: “Rabbimiz bize dünyada hasene (güzellik ve iyilikler) ver ve ahirette de hasene (güzellik ve iyilikler) ver. Bizi ateşin azabından koru.” derse...
2/BAKARA-202: İşte onlar ki, onların, kazandıklarından (kazandıkları derecelerden dolayı) nasibi vardır. Ve Allah, hesabı çabuk görendir.

Hepimiz Allah’a ezelde sözler verdik sevgili kardeşlerim, ruhumuzu Allah’a ulaştıracağımıza dair misak (Ra’d-20), fizik vücudumuzu Allah’a teslim edeceğimize dair ahd (Yâsîn-60,61) ve nefsimizi Allah’a teslim edeceğimize dair yemin verdik Allahû Tealâ’ya (Muddessir-38, 39, 40). Allah bizi bu sözlerle Kendisine bağlamış ve bizden bu istikamette talep sahibi olmamızı istiyor. 

5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın. Allah’a karşı takvâ sahibi olun, Muhakkak ki Allah göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.

Önce Allah'a ulaşmayı dileyeceksiniz sevgili kardeşlerim. Kalbinizde gerçek anlamda bu dilek yer almışsa Allah bunu derhal kabul eder ve mutlaka sizi Kendisine ulaştırır (Şûrâ-13). Ruhun tesliminden sonraki fizik vücut teslimi, 3 saatlik bir zikirden 18 saat zikre ulaşmayı gerektirir. Bir kişi Allahû Tealâ’dan bunu istemişse ama zikrini arttırmaya yanaşmıyorsa o kişinin talebi samimi değildir. Kişi bu hedefe ulaşmak yeterli gayretin sahibi olursa bu gayret mutlaka kişiyi hedefine ulaştırır. Kişinin gayreti mürşidin himmetini, himmet, beraberinde Allah’ın nusretini getirecektir. 

Öyleyse Allahû Tealâ bir talep merciidir. O’ndan talep edilir. O’na yalvarılır, yakarılır. “Ya Rabbi! Bana da nasip kıl.” diye kalben istekte bulunulur. Kalbî talebiniz varsa Allahû Tealâ size yardım eder, sizi o hedefe ulaşacak olan vasıfları kazandırmak üzere harekete geçer. Bir insanın liyakati ile ulaştığı hedef arasında tam bir paralellik vardır. Ama taleple hedefe ulaşma arasında her zaman tam bir paralellik olmaz. Talebin gerçekleşebilmesi için bu talebin kalpten olması gerekir. Talep yoksa manevî tekâmül gerçekleşemez. Bir insan ne ruhunu Allah'a teslim edebilir ne fizik vücudunu teslim edebilir ne nefsini ne de iradesini. 

Hepinizin kalbî talebinizin manevî tekâmülünüz istikametinde olmasını diliyoruz. Sizi çok ama çok seviyoruz. 

DR. ABDULCABBAR BORAN
ibrahimlive.com 

  Bu yazı 190 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Bu gün seçim olsa hangi partiye oy vereceksiniz?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI