DR. ABDULCABBAR BORAN: “KUR’ÂN-I KERİM TÜM ZAMANLARIN MUTLULUK REÇETESİDİR”
Alanında uzman akademisyenlerle gerçekleştirilen Sevgi ve Mutluluk kapsamındaki konferanslar tüm hızıyla devam ediyor. Her geçen gün artan toplumsal karamsarlık ve yozlaşmanın ele alındığı programlarda, Fizik Yüksek Mühendisi ve Mutasavvıf Dr. Abdulcabbar Boran, çözüm önerileriyle dikkat çekiyor. Kurtuluşun tüm zamanların mutluluk reçetesinde olduğunu dile getiren Boran, bir tek dilekle bu reçetenin kapısını aralıyor.
“KUR’ÂN-I KERİM BİR ŞİFREDİR, SİZ SADECE ŞİFREYİ KULLANACAKSINIZ.”
Boran, konferanslarında Kur’ân’ı Kerim’in insanın mutluluğuna yönelik bir şifre olduğunu dile getiriyor ve diyor ki: “Siz sadece şifreyi kullanmakla görevlisiniz. Geri kalan bütün güzellikleri size sağlayan Allah’tır. Sizi o kadar çok seviyor ki her birinizle ayrı ayrı meşgul. İnsan olarak yaratıldınız, eşref-i mahlûkatsınız. Mutlu olmak sizin de hakkınız. Siz şifreyi kullandığınız zaman otomatik olarak Allah’ın rahmetini, fazlını ve salâvâtını kalbinize çekmek yetkisinin sahibisiniz. Sakın elinizin tersiyle Allah’ın sizin için verdiği bu nimeti itmeyin.
“ŞİFRE: ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK”
Kim: “Ey Yüce Allah’ım! Ben de ölmeden evvel ruhumu Sana ulaştırmak istiyorum. Ne olur beni de ermiş evliyalarında kıl.” şeklinde kalbî bir dileğin sahibi olursa o kişi mutluluğun kapısını aralamıştır. İşte Kur’ân’ın şifresi bu bir tek dilektir. Sadece bu dileğin sahibi olanlar Allah’ın kendileri için seçtiği mürşide ulaşabilir ve sadece onlar ruhlarını, fizik vücutlarını, nefslerini ve iradelerini teslim edebilirler. Allah’a ulaşmayı dileyen herkes, Şûrâ-13 ve Ra’d-27’ye göre Allah’ın garantisi altına girmiştir.
Unutmayın ki kâinattaki en büyük düşmanınız, nefsinizle iş birliği halinde olan şeytandır. Eğer onu yenmek istiyorsanız hiç vakit kaybetmeden Allah’a ulaşmayı dileyin. Dileyin ki manevî yolculuğunuz başlasın. Allah sizi Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine alsın. İşte o zaman şeytan size tesir edemez. Nefsinizin afetleri siz zikir yaptıkça yerini Allah’ın nurlarına bırakır. Ve artık siz, adım adım artan bir mutluluğunun sahibi olursunuz.
“MUTLULUK= HİDAYET”
Dr. Abdulcabbar Boran, mutluluğun hidayetle olan bağlantısının altını çizerek diyor ki:
“Kur’ân-ı Kerim’e göre hidayet, Allah’a ulaşmaktır. Allahû Tealâ Âli İmrân-73’te: ‘innel hudâ hudallâhi: Muhakkak ki hidayet Allah’a ulaşmaktır.’ buyuruyor. Bakara-120, En’âm-71’de de diyor ki: ‘inne hudâllâhi huvel hudâ: Muhakkak ki Allah’a ulaşmak, işte o hidayettir.’ O halde görüyoruz ki hidayetin Allah’ın indinde tek bir tanımı var: Allah’a ulaşmak. Kim Allah’a ulaşırsa ancak onlar hidayete ererler (Kehf-17). Ve yetmez, Allah’a ulaşmak hepimizin üzerine farz kılınmıştır (Muzzzemil-8, Fecr-28, Zâriyât-50…)
Her kim Allah’a ulaşmayı dileyerek Allah’ın kendisi için seçtiği mürşide tâbî olursa Sıratı Mustakîm üzere teslim yolculuğuna başlar. Bu yolculuğun ilk merhalesi ruhun Allah’a ulaşarak Allah’a teslim edilmesidir. Sonrasında kişi fizik vücudunu ve nefsini Allah’a teslim eder. Ve her merhalede giderek artan bir dünya mutluluğunun sahibi olur. Cennet mutluluğu ise kişinin Allah’a ulaşmayı dilediği anda gerçekleşmiştir.
MUTLULUĞU ARAYAN BİNLERCE TAKİPÇİ, HAKİKATİN SESİNE KULAK VERİYOR
Dr. Abdulcabbar Boran ve birçok kıymetli akademisyenin katkılarıyla gerçekleştirilen programlar, her yaş grubundan yoğun ilgi görüyor. Bu programları keşfettikleri için kendilerini çok bahtlı sayan binlerce takipçi, Dr. Abdulcabbar Boran’ın açıkladığı Kur’ân-ı Kerim reçetesini yaşamaya başladıkları andan itibaren çok değiştiklerini söylüyorlar.