Dr. Abdulcabbar Boran
  26-05-2026 05:20:00

DÎN, BAŞTAN SONA GÜZEL AHLÂKTIR

Allahû Tealâ bütün insanları güzel ahlâkın sahibi kılmak için dîni vaz etmiştir sevgili kardeşlerim. Kur’ân-ı Kerim’deki bütün emir ve yasakları bizi güzel ahlâkın sahibi kılmak içindir. Dîn, baştan sona güzel ahlâkı temsil eder.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”  

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) de O’ndan evvelki bütün peygamberler de güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderilmişlerdir. Bundan 14 asır evvel birbirinin can düşmanı olan Arap bedevîler, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile birlikte Kur’ân’ın bütününü yaşayarak güzel ahlâkın sahibi olmuşlardır. Peygamber Efendimiz (S.A.V), Allah katında güzel ahlâkın en üst seviye temsilcisidir ve tüm zamanlar için en ahsen örnektir. Başlangıçta birbirinden nefret eden, birbirlerini öldüren insanlar, O’nun rehberliğinde sevmeyi öğrenmişler ve hayatlarını başkaları için yaşamaya adamışlardır. 

33/AHZÂB-21: Andolsun ki sizin için ve Allah’a ve ahiret gününe (Allah’a ulaşma gününe) ulaşmayı dileyen ve Allah’ı çok zikredenler için, Allah’ın Resûl’ünde güzel bir örnek vardır.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in ahlâkı Kur’ân ahlâkıdır sevgili kardeşlerim. Onun ahlâkıyla ahlaklanmadıkça hiç kimsenin Kur’ân’daki İslâm’ı yaşaması mümkün değildir. 
Kur’ân’daki İslâm, 7 safha ve 4 teslimden oluşur ve bütün insanların üzerine farz kılınmıştır: 
Allah’a ulaşmayı dilemek, mürşide tâbiiyet, ruhun Allah’a teslimi, fizik vücudun Allah’a teslimi, nefsin teslimi, muhlis olmak ve iradenin Allah’a teslimi. 

39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

Her kim güzel ahlâkın sahibi olmak istiyorsa işte bu 7 safha ve 4 teslimden oluşan bütünü hayatına tatbik etmelidir. Allahû Tealâ insanı o kadar çok seviyor ki bütün bu safhaları gerçekleştirebilmemizi bir tek dileğe bağlamış sevgili kardeşlerim. “Ey Yüce Allah’ım, ben de ruhumu Sana ulaştırmak istiyorum. Ne olur beni de ermiş evliyalarından kıl.” şeklinde kalbî bir dilek insanı Allah’ın en üst seviye evliyalarından, güzel ahlâkın sahiplerinden kılacak anahtardır. Allah’a ulaşmayı dilemedikçe hiç kimse ruhunu Allah’a ulaştıramaz, nefsini tezkiye ve tasfiye edemez. Nefsini tezkiye edemeyen bir insanın ahlâkı Kur’ân ahlâkı değildir. Çünkü nefs yapısı itibarıyla kişiye daima şerri emreder. Şeytan da nefs vasıtasıyla kişiye devamlı negatif telkinlerde bulunur, bu sebeple de kişi hataya düşer ve şer işler. 

Kur’ân-ı Kerim’e göre sadece nefslerini tezkiye edebilenler, kurtuluşa erenlerdir. Onlar Allah’a ulaşmayı dileyerek şeytana kul olmaktan kendilerini kurtarmışlar ve Allah’a kul olmuşlardır. Allah’ın insan için istediği dünya ve ahiret mutluluğuna erenler de sadece kalben Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir.

91/ŞEMS-9: Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.
39/ZUMER-17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
39/ZUMER-18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Kıyâmet günü mü’minin terazisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey yoktur.”

İşte dînin tek hedefi budur sevgili kardeşlerim: İnsanı güzel ahlâkın sahibi kılarak hem dünya hem ahiret saadetine ulaştırmak. Ne zaman kalben Allah’a ulaşmayı dilersek güzel ahlâkın ilk adımını atmış oluruz. Allah anında kalbimizdeki bu dileği işitir, bilir ve görür. Derhal Rahîm esmasıyla üzerimize tecelli eder. Hacet namazı kılıp Allah’tan sormamız halinde bizi  mürşidimize ulaştıran da Allah’tır. Mürşidimize tâbî olduğumuz an ruhumuzun, fizik vücudumuzun, nefsimizin ve irademizin Allah’a teslim yolculuğu başlar. Bütün bu safhalar boyunca artan bir güzel ahlâk ve mutluluğun sahibi oluruz.

Allahû Tealâ’nın mutluluk formülü: “Mutlu et, mutlu ol” şeklindedir. Kur’ân’a göre güzel ahlâkın sahibi 7 safha 4 teslimi yaşayan ve başkası için yaşayandır. Başkaları için yaşamak Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmaktır. Mutluluğun en zirve noktada insan tarafından yaşandığı yer başkasını mutlu etmektir. En zirve noktada mutlu olanlardan olabilmemiz için Allah’ın iradesine bağlanmamız ve teslim olmamız gerekli. O zaman etrafımızdaki herkesi her halükârda mutlu ediyoruz. O mutlu eden kişinin de en zirve noktada mutlu olduğunu görüyoruz. 

Hepinizin Kur’ân ahlâkıyla ahlâklananlardan olmanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz. Sizleri çok ama çok seviyoruz. Allah hepinizden razı olsun.  

DR. ABDULCABBAR BORAN
www.ibrahimlive.com

  Bu yazı 187 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Bu gün seçim olsa hangi partiye oy vereceksiniz?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI